Bağımlılık yapan oyun: WOW
Bağımlılık yapan oyun: WOW



Bağımlılık yapan oyun: WOW
Resim hakkında açıklama: Bilgisayar oyunlarını bazıları hastalık olarak görür. Oyuncu kendisini kaptırıverir ve üç saat, beş saat derken bir de bakmış ki gününü gecesini bir eder olmuş. Evet doğru, oyunlar bazen "bağlayıcı" olabiliyorlar. Bir de oyunların içinde öyle bir tür var ki, tam yuva yıkan cinsten.

MMORPG türüne eminim hiç bir oyuncu yabancı değildir. Kısaca anlatmak gerekirse; online bağlantı üzerinden diğer binlerce oyuncuyla birlikte beraber oynanan RPG oyunu diyebiliriz.Bu türden oyunlara verilebilecek en iyi örnek, şüphesiz her oyuncunun kulağına ismi çalınmış olan Ultima Online'dır.Hastalık deyip lafı tam yerine getirmiş olduk, çünkü Ultima Online gerçekten bir hastalıktır. Forumlarda sorun soruşturun, Ultima Online'ı oynamış olan herkes size aynı tavsiyeyi verecektir: "Bağımlılık yapar, kesinlikle uzak dur!!"

İşte bu günlerde çok popüler bir dünyada geçen bir MMORPG ile tanışıyoruz: World of Warcraft. Yani Ultima Online gibi berbat grafikli (kimse alınmasın), fi tarihinden kalmış bir oyun günümüzde bile bu derece hastalık yapabiliyorsa siz bir de World of Warcraft'ı düşünün. Artık oyuncular odalarına kapanacak, sevgililerinden ayrılacak, derslerinden kalacak, bozuk beslenme yüzünden hastanelere düşülecek, ama tüm bunlara rağmen yılınmayacak, vazgeçilmeyecek! Kumandan olduk, Azerothun ordularını yönettik. Şimdi ise "Yeş mi lord!" diyen asker olma zamanı!!

For Azeroth!

Savaşa tutuşmadan önce söylemem gereken birşey var. Eğer daha önce "Ultima Online", "Everquest" gibi oyunlara kendinizi kaptırıp, dünyayla ilişkinizi kesmişseniz bu incelemeyi okumamanızda yarar var! Hatta World of Warcraft'ı almayın bence!

Bir Blizzard klasiği giriş videosunu izleyip oyuna dalınca, gözümüze ilk çarpan oyun içi grafikler ve arabirim. Grafikler klasik Blizzard tarzı "anime" ağırlıklı ve gerçekten de göze hitap ediyor. Genelde mmorpg'lerin oyun içi grafikleri vasatı pek aşmaz (ultimayı saymıyorum bile), ancak World of Warcraft'te (kısaca WoW) grafikler üzerinde gerçekten çok emek harcandığını hissedebiliyor insan. Stormwind'in dar ara sokakları, Ironforge'un engin duvarları ve daha nice mekan oyuna büyük özenle aktarılmış, güzel grafikler sayesinde insan kendisini oyunun içinde hissediyor. Karakter tasarımları da gayet güzel ve çeşitli. Verilen ayarları kullanarak eşşiz görünümlü bir karakter yaratmanız mümkün. Npc'lerde de aynı şey geçerli, genellikle aynı mekanda birbirine benzeyen iki npc bulmanız pek olası değil.

Pek çok oyuncu "Aman canım, ne önemi var grafiğin, önemli olan atmosfer."diyebilir. Haklı da olur genellikle. Şahane grafikleri olup da kendini yarım saat bile oynatamayan oyun çoktur oyun tarihinde. Ancak çoğu zaman da grafiğin atmosfere etkisi olur. Mesela WoW'da farklı suratlar ve güzel hazırlanmış mekanlar size kendinizi oyunun içindeymiş gibi hissettiriyor. Size oyun içinde yaşadığım bir deneyimimi anlatayım, Dwarf Hunter oynuyordum ve Ironforge yakınlarında geziniyordum. Bir süre gezindikten sonra, karla kaplanmış çam ağaçları, ufka kadar uzanan kar tabakası ve etrafımı çevreleyen dağların topluca oluşturduğu kompozisyon beni o kadar etkilemiş ki, oyunu oynarken bir süreliğine ayaklarımın üşüdüğünü hissettim. Tabi sadece grafik değil, kardaki her adımımın çıkardığı o tok hışırtı ve durmak bilmeyen dağ rüzgarı sesi de atmosferi tamamladı. O yüzden WoW'da grafik ve ses kalitesi bir artı.

Arabirimde ise Warcraft 3 ve Frozen Throne'dan önemli ölçüde esinlenilmiş olduğunu farkedebilirsiniz. Bu özellik daha önceden Warcraft oynayanlar için bir nimet adeta. Oyundaki ilk birkaç dakikanızdan sonra sanki yıllardır WoW oynuyormuş gibi hissediyorsunuz kendinizi. Bu hissi sağlamanın bir yolu da kolay kullanılan, pratik ve yabancıların deyişiyle "içgüdüsel" bir arabirim yaratmaktan geçiyor ki, Blizzard'daki yapımcılar bu konuda da son derece başarılılar. Aradığınız hemen hemen herşey gözünüzün önünde, hepsine ulaşmak ise son derece kolay. Bir de bakmışsınız bir kaç tuş ve click'le koruma büyülerinizi yapmış, silahınızı değiştirmiş ve bir gurup koboldun arasına dalıvermişsiniz. Gerekli hemen hemen herşey arabirimde oyuncuya aktarılmış. O esnada taşıdığınız silah, cephaneniz, sırt çantanız, hazırda bulunan büyüler ve yetenekleriniz arabirimde mümkün olan en iyi şekilde gösterilmiş. Bütün bu elemanlara isterseniz mouse'la arayüz üzerinden, isterseniz de klavye kısayollarından ulaşabiliyorsunuz. Bu bilgilerin üstünde XP (experience) çubuğunuz bulunuyor ki, bunu gözden kaçırmanız mümkün değil. Sağ üst köşede bölge haritası, solda da portreniz ve sağlık/mana bilgileriniz bulunuyor. Grafik ve arabirim için söylenecek laf yok, bulabileceğinizin en iyilerden.

Walk the path...

Gelelim oynanabilirliğe. Bir kaç komutla savaşıyor, bir iki tuşla hareket ediyor, ve olabilecek en başit şekilde diğer oyuncularla sohbet ediyorsunuz. Bu oyuna zor oynanan bir oyun demenin imkanı yok. Böyle söylemek büyük haksızlık olur. Oyundaki herşey oyuncuya kolaylık sağlamak için düşünülmüş.

Bütün bunlar güzel özellikler, ancak hiç mi eksik yok? Tabi ki var. Mesela yeteneklerle ve havyanlarla (bazı sınıflar yanlarına hayvan alabiliyorlar) ilgili düzgün bir tutorial yok. Öğrendiğiniz çoğu şeyi ya deneyerek, ya da diğer oyunculardan öğreniyorsunuz. Blizzard'ın bu durumu bir yamayla düzeltmsi gerekir. Ardından Avrupa serverlarında iyi bir bakım yapılması lazım, Amerika'daki sorunlar ve Avrupa'da ilk birkaç gün yaşanan problemler Blizzard'ın MMORPG türünde fazla tecrübe sahibi olmadığını gösteriyor. Ancak Blizzard tecrübelerinden en kısa zamanda en iyi dersi çıkaran firmalardan biri, bunu eğer Avrupa beta testine katıldıysanız oldukça kolay farkedersiniz. Ayrıca oyun içinde küçüklü-büyüklü çok sayıda bug var, bu kadar uzun süre hazırlanmış bir oyunda nasıl olur diyebilirsiniz. Ancak bu buglar WoW Avrupa forumlarında oyuncular tarafından dile getiriliyor ve Blizzard bu hataların üzerinde çalışıyor. Diyebilirim ki, biraz zamanla WoW gerçekten kusursuz olur.

Into the fray!!

Oyunun hikayesi gayet makul. Ne klişe ne de Star Wars: Kotor'daki gibi dumur edici. Zaten, büyük ihtimalle bir MMORPG'de aranan en son özelliklerden biridir hikaye. Efendim, hikayemiz Alliance (ittifak) tarafı için şöyle: "Yıkıcı üçüncü savaştan (Warcaft 3 ve Frozen Throne) yeni çıkmış müttefikler, uzakta bir tehdit algılamıştır ve ordularını her ne pahasına olursa olsun bu tehditle savaşmak için uzaklara göndermişlerdir. Ordularından yoksun kalan Azeroth halkları, şehir ve kasabalarını zor zamanlar beklemektedir. Bu zor zamanda Azeroth'u korumak kahramanlara kalır...". Burada da biz, yani "kahramanlar", devreye giriyoruz. Kılıcımızı çekip köyleri kurtarıyor, haydut avlıyor, sevenleri birleştiriyor ve Azeroth'u kurtarma yolunda küçük birer katkıda bulunuyoruz.

yazan: Kılıçali Ersoy
kaynak: trgamer.com/yazi.asp?id=1901&pg=2
Tarih: 05.02.2007 00:01
Hit: 7608
Rating: 4.13 (22 Oy:)
Dosya boyutu: 147.2 KB
Resmi Ekleyen: Admin
    İletişim için mail adresimiz (Contact with us): kaliteliresimler©hotmail.com  |  Copyright © 2008 Powered by 4images  | 4homepages.de